Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

Mustafa Kemal Atatürk'ü

Sevenler Derneği Genel Başkanı

Anlamak Lazım, Bilmek Lazım

ERSAN.NET

 

Atatürkçüyüm Diyenlerin Alayına Karşıyım

1881 yılında Selanik’te bir umut dünyaya geldi. Bu umudun adı Mustafa’ydı. Ali Rıza ve Zübeyde’nin biricik gözdesi Mustafa bir ülkenin yeşeren umudu olacaktı. Mustafa küçük yaşta babasını kaybetti. Annesi ekonomik sıkıntılar yüzünden kardeşinin çiftliğine göçmek zorunda kaldı. Mustafa dayısının yanında küçük bir köyde tarlada kargaları kovalamaya başladı. Küçük yüreği o sırada savaşmayı öğrendi. İleride 7 düveli karşısına alacak cesareti o zaman topladı.

 

Mustafa okul hayatında çok başarılı bir öğrenci oldu. Keskin zekâsı ve çalışkanlığı ile öğretmenlerin gözdesi haline geldi. Çok başarılı olduğu için öğretmeni ona Kemal ismini verdi. Kemal olgun yetişkin insan demekti. Öğretmeni daha o küçük yaşta Mustafa’nın ne kadar olgun birisi olduğunu anlamıştı. Mustafa okulları bir bir bitirip ülkesine hizmet için kendini yetiştirmeye başladı.

 

Mustafa Kemal ilk keskin savaşı Trablusgarp savaşı ile verdi. Derne ve Tobruk bölgelerinde askeri zekâsı ile büyük bir başarı elde etti. Mustafa Kemal milli mücadelenin kurucusu ve başkahramanıdır. Ülkemiz bugün bağımsız bir ülke ise bugün İngiliz uşağı, Fransız kölesi değilsek Atatürk sayesindedir.

 

Atatürk bu ülkeye armağan edilmiş en büyük liderdir. Atatürk’ün hayatı hep mücadele ile geçmiştir. Padişah Vahdettin tarafından Samsun’a gönderildiğinde görevi bu bölgedeki direniş gösteren yerel halktan silahları alıp düşmanlara teslim etmekti. Atatürk Samsun’a çıktığı zaman yaptığı ilk iş halka direnin mesajını vermek oldu. Silahlarınızı teslim etmeyin. Özgürlüğünüzü elde etmek için gerekiyorsa ölün mesajını verdi. Bu mesajın ardından İstanbul hükümeti tarafından Vatan haini ilan edildi. Tüm Osmanlı birliklerine mesaj iletildi. Mustafa Kemal bir vatan hainidir. Gördüğünüz yerde öldürün talimatı verildi. Ülkeyi kurtaran lider ülkede vatan haini ilan edildi. O hiç pes etmedi. Mücadele etti.

 

Atatürk milli mücadeleyi başlattığında ne kadar çok düşmanı vardı. En büyük düşmanı ülkesini kurtarmak istediği ülkenin yönetim birimiydi. Ülkede vatan haini ilan edildi. İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunanistan, Rusya, 5 büyük ülke, yurdumuza çöreklenmişti. Ülkemizi parsel parsel aralarında paylaşmışlardı. Dışarıda bunlar varken içeride Araplar ayaklanmış, Kürtler isyan çıkarmış, dindar kesim Atatürk’ü dinsiz ilan etmişti. Zararlı cemiyetlerin çalışmaları başlamıştı. Anlayacağınız ülke hem içten hem de dıştan çökertilmişti. Ölmüş ama ağlayanı olmayan bir ülkeydik.

 

Atatürk ülkeye büyük hizmetler yaptı. Ülkeyi önce dış düşmanlardan temizledi. Saltanatı yok edip Halifeliği kaldırdı. Cumhuriyeti ilan etti. Özgür bir düşünceye kavuştuk. Dini kullanarak insanları kullanan ve sömüren insanlarla mücadele etti. Bilim ve aklı her zaman ön planda tuttu. Hurafe olan ilimlerle mücadele etti. Laiklik ilkesi ile dini sömürü olarak kullanan tüm cemiyetlere savaş açtı. Atatürk bir türlü doğru biçimde anlaşılamadı.

 

Atatürk öldükten sonra sürekli kullanıldı. Atatürkçülük adı altında birçok yanlış uygulamalar yapıldı. Atatürk’ün partisi diyerek insanların oyları alındıktan sonra Atatürk’ün yolundan ayrı bir politika izlendi. Bugün herkes Atatürk’ü bir şekilde kullanarak gelir elde etmeye çalışıyor. Bu yazı dizimizde Atatürkçü geçinen ama Atatürk’ü tanımayan kişilere Atatürk’ü anlatmak istedik.

 

Atatürk bu ülkeyi en çok seven görevini en iyi yapandır demiştir. Görevini ihmal edip işlerini aksatan insanlar da bu ülkede Atatürkçüyüm naraları atmaya başladı. İşini hakkıyla yapmayan kimseye ben Atatürkçü demem.

 

Atatürk din ve tarikatlarla mücadele etti. Atatürk’ü bu yüzden birçok dini gurup sevmez. Bunun temel nedeni Atatürk’ün laiklik ilkesidir. Laiklik ilkesi ile Atatürk dini kullanarak çıkar ve menfaat elde eden kesimlere savaş açmıştır. Çıkarı zedelenen birçok insan Atatürk’ün dini yok etmek için bu ilkeyi çıkardığını savunmaktadır. Oysa kimse şunun farkında değildir. Atatürk ilk meclisi açtığında yanında dini liderler vardı. Meclis dualar eşliğinde dini liderlerle birlikte açıldı. Milli mücadele döneminde o büyük savaşların verildiği günlerde camilerde, dergâhlarda ve türbelerde düşmanlara ait az silah ve mühimmat elde edilmedi. Milli mücadele döneminde insanların inançları ile oynayıp milli mücadele ruhu bu dindarlar tarafından yok edilmek istendi. Milli mücadeleye katılan kişilerin dinsiz olduğu, devlete baş kaldırdıkları için direk cehenneme gidecekleri yönünde fetvalar ile insanların milli mücadeleye katılmaları engellenmeye çalışıldı.

 

Din çok kullanıldı. Tekke ve zaviyeler düşman karargahlarına dönüştü. Buralarda verilen fetvalar ile insanlar zehirlendi. Düşünceler burada yok edildi. Milli mücadele ruhu bu yerlerde öldürüldü. Halifelik bir İngiliz ajanı gibi iş yapmaya başladı. Padişah ve halife dış güçlerin esiri haline geldi. Din artık insanların duygu ve düşüncelerini kemiren bir merci haline geldi. Atatürk halifeliği kaldırdı, tekke ve zaviyeleri kapattı. Camileri kapatmadı, evinde ibadetini yapmak isteyenleri yok etmedi.

 

Atatürk çok çetin savaşlar verdi. Cumhuriyeti kurduktan sonra gelişmiş bir ülke olmamız için devrimler getirdi. Her devrim büyük bir şiddetle karşı çıkıldı. Karşı çıkan gurupları incelediğiniz zaman yine dindar kesimdi. Atatürk içki içerdi dinsizin tekidir diyecek kadar ileri gittiler. İnsanları Atatürk’ten soğutmak için ellerinden geleni yaptılar.

 

Atatürkçüyüm diyen birisi bağnaz olamaz. İleriyi düşünen, kendini yenileyen yenilikçi bir kişiliğe sahip olur. Atatürkçüyüm deyip dindarların oyununa gelen birisi Atatürkçü olamaz. Atatürk’ün nutuk kitabını okumayan birisi Atatürkçüyüm diyemez. Askerlik yapmamak için 40 takla atıp bedelli askerlik için evinden kap kacak satan birisi Atatürkçüyüm demeye hakkı yoktur. Atatürk’ün ilke ve inkılâplarından haberi olmayan birisi Atatürkçüyüm demesin lütfen. Atatürk’ün hayatını okumamış birisi Atatürkçüyüm demesin.

 

Atatürkçü mü olmak istiyorsunuz? O zaman Atatürk’ü bir tanıyın. Atatürk bu ülke için nelere katlandı. İlkeleri dünya görüşü nedir? Öyle sözde ben Atatürkçüyüm demekle olmuyor bu işler. Atatürk’ü tüm boyutu ile tanıyın. Hayatını irdeleyin. Dünya görüşünü, siyasi görüşlerini irdeleyin. Nelerden hoşlanırdı?

 

Atatürkçüyüm deyip aslında Atatürkçülüğün ne olduğunu bilmeyen kesime sesleniyorum. Kendinize gelin ve silkelenin. Atatürkçü olmak öyle kolay bir iş değildir. 2 sözcükle Atatürkçü olunmaz. Vatansever olmalısınız. Dürüst ve doğru bir insan olmalısınız. Ülkenizi, vatanınızı ve milletinizi sevmelisiniz. İşinizi hakkıyla yapmalısınız. Önce vatan demesini bilmelisiniz. Toplumsal çıkarları bireysel çıkarlarınızın üstünde tutmasını bilmelisiniz. Atatürk’ün bu ülke insanına armağan ettiği değerleri incelemelisiniz. İlke ve inkılâplarını anlamalısınız. Atatürk’ü anlamadan anlatmanız mümkün değildir. Atatürkçü olan birisi savaşçı bir kimliğe sahiptir. Öyle zorluklar karşısında pes etmez. Bitti demeden hiçbir şey bitmez. Zorluklar karşısında mücadele etmesini bilir. Yoktan var etme gücüne sahiptir. Çevresindeki insanlara ışık olmaya çalışır. Ülkesi ve toplumu için çalışır. En büyük hazinesi özgürlüğüdür. Vatanına göz diken düşmanlarına müsahama göstermez. Gerekirse bu vatan için canını feda eder. Sözde değil özde milliyetçidir. Milli değerlerini hep üstün tutar. Atasına saygılıdır. Milli değerlerini korumaya çalışır. İnançları bağnaz değildir. Bilimin ışığında ilerler. Dini gurupların kendisini sömürmesine izin vermez. Aklını kullanır ve bilimsel hareket eder. Hurafelerden ve cehaletten uzak bir yaşam sürer. Saydığımız özeliklere sahipseniz tebrik ederiz. Siz de Atatürkçüsünüz. Aksi takdirde sağda solda ben Atatürkçüyüm demeyin. Bu sözlerle sadece kendinizi kandırmış olursunuz. Hakiki Atatürkçü olup olmadığınızı şu yukarıda saydığımız özellikler belirleyecektir.

 

PAYLAŞ BÜYÜSÜN